Evden Daha Etkili Çalışmanın 5 Yolu

İster tam zamanlı bir serbest çalışan, ister ara sıra uzaktan çalışan biri olun, bir ofis dışında çalışmak zor olabilir. Bu durumda kendinizi başarıya hazırlamanın en iyi yolları nelerdir? Nasıl odaklanmış ve üretken kalırsınız? Ve çalışma hayatınızı ev hayatınızdan nasıl ayrı tutuyorsunuz?


Uzmanlar Ne Diyor?

Teknolojik gelişmeler ve maliyetleri düşürmek isteyen işverenler, hiç olmadığı kadar ofis dışında daha fazla kişinin çalışmasına neden oldu. Bir tahmine göre, telekomünikasyon ABD’de 2005 ve 2012 arasında% 80 arttı. ‘Driven to Distraction at Work’ kitabının yazarı Ned Hallowell “Çalışanların bariz faydaları arasında esneklik, özerklik ve kendi alanınızda çalışma rahatlığı yer alıyor” diyor. İyi yapılırsa, evden çalışmak çıktıda belirgin bir artış anlamına gelebilir. Geçen yıl yapılan bir Stanford Üniversitesi araştırması, evden çalışanların verimliliğinin ofise bağlı meslektaşlarından% 13 daha yüksek olduğunu buldu. ‘İlerleme Prensibi’ kitabının yazarı olan psikolog Steven Kramer, “İnsanlar genellikle evden çalışırken daha fazla ilerleme kaydettiklerini düşünüyorlar ve insanların çalışma hayatında yapabileceklerinin en önemlisi anlamlı çalışmalarda ilerleme kaydetmektir.” diyor.

İşte evden nasıl etkili bir şekilde çalışacağınız:

  • Düzenli bir program sürdürün. 
  • Net sınırlar belirleyin.
  • Düzenli molalar verin.
  • Meslekdaşlarınızla, müşterilerinizle ve iş arkadaşlarınızla bağlı kalın.
  • Günün sonunda yaptıklarınız için kendinizi kutlayın.

Hatırlanacak İlkeler:

Yap:

  • Bir program yapın ve ona sadık kalın.
  • Kendinizi motive etmek için her günün sonunda başardıklarınıza odaklanın.
  • Özel bir çalışma alanı oluşturun ve ailenize çalışma saatleri içinde müsait olmadığınızı bildirin.

Yapma:

  • Bütün gün düzenli mola vermeden çalışma – üretkenliğinize ve motivasyonunuza zarar verecektir.
  • Kendinizi tecrit etme – iş arkadaşlarınızla ve meslektaşlarınızla konuşmak için ekstra mesai yapın.
  • İş arkadaşlarınız ve patronlarınızla düzenli olarak check-in yapmayı ihmal etme – ofiste olmasanız bile.

Kayıtdışı İstihdam Oranı

Veriler Türkiye İstatistik Kurumu’nun Hanehalkı İşgücü İstatistiklerinden derlenmiştir.

 Sektörlere Göre Kayıt Dışı İstihdam Oranları (%)

YıllarTarımTarım DışıSanayiHizmetİnşaatGenel
200290,1431,7436,429,1952,14
200391,1531,5536,432951,75
200489,933,8337,2831,9650,14
200588,2234,3238,1132,2748,17
200687,7734,0638,1231,8846,97
200788,1432,3435,5130,6345,44
200887,8429,7631,6128,7743,5
200985,8430,0833,4328,443,84
201085,4729,0632,6827,1143,25
201183,8527,7631,525,7142,05
201283,6124,5127,8922,7339,02
201383,2822,425,2320,936,75
201482,2722,3220,2621,0936,6134,97
201581,1621,2319,1320,0535,5833,57
201682,0921,7220,220,3535,7633,49
201783,3322,120,0320,9535,833,97
201882,7322,2820,2921,4634,3933,42

Bölgelere Göre Kayıt Dışı İstihdam Oranları (%)

BÖLGELER2009201020112012201320142015201620172018
Ankara19,321,3621,3617,6716,0817,3717,0917,7718,3818,41
İstanbul25,1724,3522,6519,3616,4918,8218,3619,1420,7320,94
Bursa, Eskişehir, Bilecik29,9128,4228,0523,6724,5520,4120,4419,8622,7323,36
İzmir28,9730,4732,9130,1330,3827,4823,4725,9324,4424,95
Tekirdağ, Edirne, Kırklareli41,3239,837,532,8830,6430,1528,5931,433,3334,97
Antalya, Isparta, Burdur46,0144,2141,8638,6436,8632,8928,9731,4831,7028,95
Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova36,8138,4637,9334,4832,3132,8230,126,429,3729,53
Kayseri, Sivas, Yozgat42,0745,3250,875039,1132,8534,8332,7931,1330,13
Balıkesir, Çanakkale48,3945,7745,2242,2541,438,2134,8937,438,5837,34
Gaziantep, Adıyaman, Kilis59,3257,8253,1849,1344,2738,4535,0933,9938,7140,76
Aydın, Denizli, Muğla43,0442,5545,8648,144,336,6235,6335,1534,2233,52
Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye57,5761,2858,6153,6948,9440,9536,7242,1842,1445,80
Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir47,6551,2146,4143,1344,7138,3837,9138,2638,3035,39
Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak45,5442,9243,4345,2245,6539,739,3739,8838,5439,83
Konya, Karaman52,9554,3350,1343,9943,9939,6940,1741,7442,4442,29
Adana, Mersin53,952,7753,4247,5243,9745,7143,3141,7439,9638,99
Zonguldak, Karabük, Bartın60,6752,915351,7252,449,3746,3244,8144,4443,32
Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli53,7957,7353,1855,3858,5848,0646,3244,748,5146,78
Samsun, Tokat, Çorum, Amasya62,6955,7850,546,9247,8246,6146,5245,8844,6746,87
Kastamonu, Çankırı, Sinop59,0762,7262,9657,1950,955048,853,7755,1550,15
Mardin, Batman, Şırnak, Siirt63,8261,0857,2651,4749,0654,6751,4741,2140,4639,45
Erzurum, Erzincan, Bayburt59,4863,2856,1349,3549,256,152,3548,8848,3144,15
Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane67,2664,7161,7862,2755,7454,0952,4650,8750,5149,71
Şanlıurfa, Diyarbakır67,9263,5960,6963,2761,667,6765,0562,7762,0460,11
Van, Muş, Bitlis, Hakkari66,7571,5774,8572,7469,7570,4270,866,9262,9852,57
Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan78,6274,3473,2669,5171,4371,5471,168,5267,5067,05
Toplam43,8443,2542,0539,0236,7534,9733,5733,4933,9733,42

İktisadi Faaliyet Kodlarına Göre Kayıt Dışı İstihdam Oranları (%)

İktisadi Faaliyet Kodu (18’li Grup)2009201020112012201320142015201620172018
Tarım, ormancılık ve balıkçılık85,9485,4783,8583,6183,2882,2781,1682,0983,3382,73
Madencilik ve taş ocakçılığı9,287,838,812,396,676,725,934,034,354,64
İmalat Sanayi27,3626,6424,8721,4719,8420,1518,8519,919,620,26
Elektrik, gaz, buhar, su ve kanalizasyon19,4733,9435,8528,927,5229,830,4733,8535,3828,77
İnşaat ve bayındırlık işleri54,2952,3449,8845,3540,1236,6135,5835,7635,834,39
Toptan ve perakende ticaret38,4236,563430,2727,9126,5525,8927,0927,7127,57
Ulaştırma ve depolama37,4236,5735,3430,0525,4333,0129,4723,2125,6726,48
Konaklama ve yiyecek hizmeti faal.42,7142,5340,3234,9131,2724,8224,5531,6130,9731,1
Bilgi ve iletişim12,121,0818,0113,4511,4213,2213,1512,512,4511,69
Finans ve sigorta faaliyetleri5,865,135,714,553,133,324,083,325,545,88
Gayrimenkul faaliyetleri44,4447,5433,7729,3525,8126,3420,8523,8724,2127,65
Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler24,1222,3819,215,1911,5711,119,879,2210,3912,17
İdari ve destek hizmet faaliyetleri10,8512,6610,1716,7715,2915,2514,5613,1713,7320,07
Kamu yönetimi ve savunma3,734,724,864,664,654,123,963,921,980,88
Eğitim hizmetleri4,344,324,433,592,653,483,193,614,043,79
İnsan sağlığı ve sosyal hizmet faal.7,115,5911,1115,8419,4624,7227,2128,6729,9929,29
Kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor5040,23837,0434,7134,3531,5433,3337,0136,61
Diğer hizmet faaliyetleri57,7157,0456,0749,0646,1447,6943,3844,1943,7144,11

Uzaktan Çalışma ve Güvenlik Riskleri | Rehber İçerik

Uzaktan çalışma, evden çalışma, ofis dışı çalışma ya da biz adına ne dersek diyelim; özet olarak bulunduğunuz yer neresi olursa olsun internet üzerinden şirket ağına bağlanarak işinizi devam ettirebilmenizi sağlayan bir çalışma yöntemidir

удаленная работа

Burada en kritik unsur güvenlik tedbirlerinin mutlaka alınması gerektiğidir. Kriptolu özel protokoller kullanılarak güvenli bir çalışma ortamı oluşturulmadığı takdirde telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkabilir.

Birçok sektörde ve meslek grubunda uzaktan çalışma yöntemlerinin giderek yaygınlaştığını görmekteyiz. Kurumların satış, pazarlama, tasarım gibi farklı lokasyonlara gitmek zorunda kalan birimleri uzun zamandır uzaktan çalışma yöntemini kullanmaktadırlar. Uzaktan çalışma haftanın her günü olabileceği gibi yalnızca birkaç gün seçilerek veya gerektiği zaman yapılabilmektedir. Küresel çaptaki şirketlerin dünya üzerinde birçok lokasyonda uzaktan çalışan binlerce çalışanları olduğunu da biliyoruz.

Конец формы

Ülkemizde bu konuda en önemli sorun yasalar olarak görülmekteydi. Ancak 2016 yılında esnek çalışma ile ilgili yapılan düzenlemeler sayesinde ülkemizde de uzaktan çalışma modeli resmi bir iş modeli haline getirilerek işçiler ve işverenler için resmi kanunlar uzaktan çalışmaya uygun hale getirilmiştir.  29717 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6715 sayılı İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2’nci maddesinde esnek çalışma modellerinden biri olan “uzaktan çalışma” sistemine atıfta bulunulmuş ve çerçevesi belirlenmiştir. Ayrıca İş Kanunu’nun 14. maddesinde uzaktan çalışma düzenlenmiş durumda olup; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı olarak kurulan iş ilişkisi uzaktan çalışma olarak tanımlanmıştır.

Uzaktan Çalışma Modellerinde Güvenlik Riskleri

Uzaktan erişim (remote access) internet üzerinden ofisteki bilgisayarınıza bağlanmanızı sağladığı gibi ofis ağına erişim olanağı da sunar. Bu sayede ofis dışındaki internet ağları ve farklı lokasyonlar üzerinden mobil cihazlarınızı ofis ağınıza dahil edebilirsiniz.

Uzak erişim sayesinde dosya gönderimi, dosya paylaşımı, konuk daveti ve benzeri özellikleri de kullanabilirsiniz. Uzaktan erişim genel olarak bir bilgisayar veya mobil cihaz ile ofis ağı arasında kriptolu özel protokollerle bağlantı kurularak çalışmaktadır. Kriptoyla şifrelenen trafiği üçüncü kişilerin görmesi engellenmiş olur ve bu sayede güvenli bir erişim imkanı sağlanır.

Bu ve benzeri güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde uzak erişim sağlayan kurum çalışanlarının hem kendilerinin hem de bağlandıkları ofis ağlarının büyük risker altında olduğunu bilmeliyiz. Özellikle havaalanı, kafe, otel gibi halka açık alanlardaki Wi-Fi internet bağlantıları üzerinden kurum ağına şifresiz olarak eriştiğiniz takdirde trafiği dinleyen üçüncü şahısların saldırılarına maruz kalabilirsiniz. Kullanmış olduğunuz parolalar, dokümanlar ve diğer hassas veriler de siber saldırganların eline geçebilir.

Bilinçsiz kullanım ve güvenlik konusunda yeterli tedbirler almayan kurumlar nedeni ile birçok şirket kullanıcısı günümüz internet dünyasında siber saldırılara maruz kalmaktadır.

Çalışanların bilgisiz veya bilinçsiz kullanımları sebebi ile ortaya çıkan siber saldırılar, kurum ağına saldırganların erişmesine olanak sağlayabilir. Siber suçlular, oltalama saldırıları ya da kripto virüsleri gibi benzeri saldırılar gerçekleştirerek kurumların büyük maddi zararlar görmesine sebep olmaktadır. Özellikle de kötü niyetli hackerların küçük / büyük hedef gözetmeksizin bu güvensiz ağlar üzerinden kurum çalışanlarını hedef aldıklarını unutmamalıyız. 

Güvenli uzaktan erişim için ofis ağında mutlaka bir firewall (güvenlik duvarı) cihazı ve antivirüs uygulaması kullanılması, çalışanların kurum güvenlik politikalarına uyması ve kurum ağına uzaktan bağlanırken VPN ve benzeri kriptolu iletişim yöntemlerinin kullanılması sağlanmalıdır.

Uzaktan Çalışma Güvenlik Prosedürleri Nelerdir?

  • Uzaktan erişim için yetkilendirilmiş kurum çalışanları ve kurum ağları loglanmalıdır.
  • Uzak erişimle bağlanan kullanıcıya tanımlanan haklar ve yetkiler, yerel bilgisayar yetkileri ile aynı olmalıdır.
  • Uzak erişimde VPN kullanımı zorunlu olmalıdır.
  • VPN erişiminde gizliliğin korunması ve sistem devamlılığı için kurum güvenlik prosedürleri aynı şekilde uygulanmalıdır.
  • Kurum çalışanlarının uzak erişim bağlantı bilgileri başkaları ile paylaşılmamalıdır.
  • Kurum ağına uzaktan erişecek bilgisayarların işletim sistemi yamaları tam ve antivirüs yazılımları güncel olmalıdır.
  • Kurum ile ilişkisi kesilen kişilerin uzak erişim uygulamaları ve parolaları derhal devre dışı bırakılmalıdır.
  • Uzak erişim için kullanıcılara belirli gün ve saatler için bağlantı izni verilmelidir.
  • Yüksek önemdeki sistemlere erişimlerde 2FA adı verilen iki kademeli güvenlik doğrulaması kullanılmalıdır.
  • VPN erişimi olmadan uzak masaüstü bağlantısı yöntemiyle ofis ağına bağlanılması engellenmelidir.  

Uzaktan Çalışma Modellerinde Kullanılan Uygulamalar

Uzaktan erişim için hangi çözümler kullanılırsa kullanılsın erişim izinlerinin doğru şekilde yapılandırılması önemlidir. Çalışanların yalnızca erişmesi gereken sistemlerle sınırlandırılması ve erişim bilgilerinin kurum ağındaki firewall cihazı üzerinde loglanarak takip edilebilmesi sağlanmalıdır. Genel olarak uzak çalışma modellerinde kullanılan uygulamalara birçok büyük marka ve firmanın sunduğu ticari yazılımların yanı sıra, ücretsiz olarak sunulan veya açık kaynak kod olarak piyasaya sürülmüş olan üçüncü parti uygulamaların da sıkça tercih edildiğini söyleyebiliriz.

Berqnet Firewall ile İşyerinize Uzaktan Güvenli Bağlantı

Elbette ki bu sorunlara karşı iyi yapılandırılmış bir firewall cihazı kullanmak büyük önem taşımaktadır. Bu noktada tümleşik olarak tek kutuda tam çözüm sağlayan Berqnet Firewall cihazları, ileri seviye VPN özellikleri (SSL VPN & IPsec VPN) sayesinde uzaktan çalışan personelleriniz ve şubeleriniz arasında gerekli olan güvenlik tedbirlerini almanıza en kolay ve en hızlı bir şekilde imkan tanır. Berqnet Firewall ailesinin tüm ürünleri, %100 Yerli VPN modülleriyle işletmelerin uzak erişimleri için ideal güvenlik ortamını ek lisans gerektirmeden oluşturur ve erişim loglarının 5651 sayılı mevzuata uygun olarak tutulmasını sağlar. Bu sayede güvenlikle birlikte yasal zorunluluklara da kolay bir çözüm sunar. 

Duygusal ve ruhsal zindeliği artırmak için 9 öneri

Salgın günlerinde duygusal ve ruhsal zindeliği artırmanın 9 yolu

Uzmanlar, corona salgını ile mücadelede bireylerin duygusal ve ruhsal zindeliğinin de çok önemli olduğunu belirtiyor ve 9 öneri sıralıyor…

Salgın günlerinde duygusal ve ruhsal zindeliği artırmanın 9 yolu…

Dünya genelinde etkisini gösteren Covid-19 salgınının Türkiye’de de etkisini göstermesiyle tüm toplumun kaygı seviyesi yükseldi. Bireyler, salgının olası etkilerine karşı hem kendilerinin hem de sevdiklerinin hayatını önemseyerek uzmanlara kulak veriyor. Yükselmiş, sürekli devam eden kaygı seviyesi, duygusal ve ruhsal zindelik için iyi olmayacağı gibi bağışıklık sistemini de olumsuz etkileyebiliyor. Covid-19 salgını ile ilgili bilinmeyen ve kontrol edilemeyen durumlar kişileri daha da kaygılandırıyor.

SiZe Bütünsel Yaklaşım Kurucu Ortağı Sibel Yücesan, kaygıları azaltmak için yapılması gerekenin kontrol edilebilecek olguların farkında olmak ve bunlarla ilgili eylemlerde bulunmak olduğunun altını çiziyor.

Duygusal ve ruhsal zindeliği artırmak için 9 öneri

Sibel Yücesan, Covid-19 pandemisine karşı duygusal ve ruhsal zindeliği artırmak için önerdiği 9 maddeyi şöyle sıralıyor:

1- Endişeliyim, öfkeliyim, üzüntülüyüm diye kendimizi suçlamayalım.

Tüm bu duyguları hissetmemiz hayatımızın tam da merkezinin bir parçası. Bu tür duygularımızı tamamen kontrol etmeye çalışmak yerine, tüm bunları duymanın normal olduğunu hatırlayalım. Duygularımızdan kaçmak değil, durup yüzleşmek ve bize verdikleri mesajları dinlemek önemli.

Duygularımızı dışarı sağlıklı bir biçimde dökmenin farklı yollarından yararlanabiliriz. Mesela, her gün 6 dakika veya 3 sayfa duygularımız hakkında içimizden geldiği gibi yazı yazalım. Günlük tutmak, duyguları düşünceleri not etmek terapatik etki yapar.Sanat ile müzik ile ifade etmek de bir yöntem olabilir. Kısaca onların bir şekilde akmasına izin verelim.

2- Ne izlediğimiz, ne dinlediğimiz, ne paylaştığımız konusunda seçici olalım.

Sürekli haber kanallarında gezinmek, sosyal medya paylaşımlarında kaybolmak ve kaygı seviyemizi artırmak immün sistemimize olumsuz yansıyacaktır. Hiçbir şey izlememek de bizi bilgiden mahrum kılacağından, günde bir iki kez güvenilir kaynaklara başvurmak ve oralardan doğru bilgileri takip etmek izleyeceğimiz bir yöntem olabilir. Doğruluğundan emin olmadığımız haberleri de paylaşmamak dahi, bizi topluma faydalı bir hareket yapmamızdan dolayı iyi hissettirir. Seçimlerimize dikkat edelim, kendimizi kaptırmayalım, bize iyilik yaratan, olumlu, pozitif alternatifleri seçelim. Bize sunulan değil, bizim seçtiklerimiz hayatımızda yer alsın.

3- Sakinleşme teknikleri kullanalım: Meditasyon ve minfulness pratikleri öğrenelim ve uygulayalım.

2020 hızlı bir başlangıç yaptı, endişelendiğimiz ve kaygı düzeyimizin yükseldiğini farkettiğimiz zamanlarda zihinsel molalar alalım. Zihin olumsuz düşüncelere çok kolay saplanır. Felaketleştirme senaryolarımızı fark edelim. Ve böyle anlarda sakin bir köşeye çekilip, basit nefes ve mindfulness teknikleri uygulayabiliriz.

Basit diyorum çünkü bu tip bilim temelli nefes ve mindfulness tekniklerini öğrenebileceğimiz pek çok eğitim, kitap ve app’ler var. Çok uzun zaman ayırmamıza gerek yok. Her sabah her akşam ve aralarda ihtiyaç duydukça 10 dakika ayırmamız dahi yeterli olabiliyor. Bunlarla bir başlangıç yapabilir ve zihinsel duygusal zindelik için bu teknikleri hayatımıza katabiliriz. Bunlar dışında hiçbir şey yapmadan gözümüzü kapatmak, nefesimize odaklanmak, en zor ve olumsuz anda bile bizi yatıştıracaktır.

4- Her gün bize iyi geleceğini düşündüğümüz bir kaç aktivite planlayalım.

Kitap okumak, olabiliyorsa açık havada yürüyüş, meditasyon, kısa uykular, şarkı söylemek, resim çizmek, yapboz, mandala, duş almak, ilgimizi çeken konularda online eğitimler almak. Kısa da olsa bu tür aktiviteleri hayatımıza katalım. Sosyal mesafelendirme hayatımıza girdi bu uzun sürerse bize iyi gelmeyecektir. Bu açıdan muhakkak sevdiğimiz insanlarla telefon konuşmaları yapmak, haberleşmek, olumlu şeylerden bahsetmek ruhsal zindeliğimiz için önemli olacaktır.

5- Aklımızdan günde on binlerce düşünce geçmesi son derece normal bir akış.

Zor zamanlarda genelde bir ya da bir kaç düşünceye saplanır kalırız. Hep aynı düşünce yapısı çevresinde döner dururuz, bu da tabi ki bizde olumsuz duyguları tetikler.Veya tam tersi,duyguların yarattığı olumsuz düşüncelerin çevresinde dolanırız. Böyle zamanlarda aklımızdan çıkmayan düşünceleri tek tek ele alıp aşağıdaki soruları sormak çok yardımcı olacaktır:

  • Bu düşünce doğru mu?
  • Bu düşüncenin kesinlikle doğru olduğunu nereden biliyorum?
  • Bu düşünceye inandığım zaman nasıl tepki veriyorum, bende neler oluyor?
  • Bu düşünce olmadan ben nasıl biri olurdum? Hayatımda neler olurdu?
  • Bu düşüncenin yerine hangi olumlu düşünceyi koyabilirim?

6- Sağlıklı sınırlar geliştirelim.

Her işi üstlenmek, her şeye evet demek bizi gereğinden fazla yorabilir. Sağlıklı sınırlar insanlarla olduğu kadar, teknolojiyle, dijital dünya ve kendimizle olabilir. Mesela yatak odamızdan cep telefonunu çıkartmak gibi. Okuduğumuz her olumsuz haber, stres hormonunu tetikleyecek ve sonuçta uyku dahil düzenimizi bozacaktır. Daha çok evde geçireceğimiz zamanlar olacak, bu zamanlarda kendimize ait alanlarımızı koruyalım sevdiğimiz şeyleri yapalım, aile fertleriyle sürekli bir arada ve iletişimde olmak güzel gibi dursa da, duygusal zorlanmalar yaşayabiliriz bunları fark edip park edelim ve kendimize sessiz alanlar sağlayalım.

7- Şükür en güzel ruhsal ilaç.

Şükür listesi yapalım. Akşam yatarken o güne ve genel olarak hayatınıza odaklanarak şükür edecek en az üç tane maddeyi bir deftere ya da kağıda yazarak günü kapatalım. Bu listeyi sabah kalktığınızda da okuyup güne bu motivasyonla başlayabilirsiniz. Ruhumuza iyi gelenleri hayatımıza ekleyelim mesela dua etmek gibi.

8- Hayatın komik taraflarını görmeye gayret edelim.

Hayatın uzun vadede sunacağı esprileri, eğlence alanlarını anımsamak, çevremizdeki olaylara, kişilere biraz mizah penceresinden bakmak da psikolojik iyi olma halimizi destekler.

9- Başkası için güzel bir şey yapalım.

Başkası için güzel bir şey yapalım. Ne zaman davranışlarımız olumlu olursa, duygularımız da olumlu oluyor. Birine iyilik yapmak, anında o kişinin yüzünde gördüğümüz gülümseme, içten bir bakış ile bizde mutluluk hissi yaratıyor. Başkası için güzel bir şey yapmamıza engel olacak hiç bir şey yok. Bir bardak su getirmek de olabilir, bir teşekkür maili atmak da, telefon edip hayatınızdaki anlamını paylaşmak da olabilir. Olasılıklarımız düşündüğümüzden çok olabilir.

Dalgaları durduramayız ama sörf yapmayı öğrenebiliriz. Hiçbir şey sonsuza kadar kalıcı değil, en büyük dertler bile. Kendimize yapacağımız en büyük iyilik, dengeye gelebileceğimizi hatırlatmak ve bunun için çok sayıda kaynağımız olduğunu unutmamak.

İş Arama Yöntemleri ​

A.Ne istediğinize karar verin: Nasıl bir iş istiyorsunuz? Tam zamanlı mı, part-time bir iş mi? Eğitimini aldığınız alanda mı, yoksa hayal ettiğiniz işte mi? Tecrübeli olduğunuz alanda mı, yoksa yepyeni bir sahada mı? Para kazanmak için mi, parayı şimdilik ikinci planda tutup tecrübe edinmek için mi? Kariyer yapmak için mi, günü kurtarmak için mi? Bunu belirledikten sonra adımlarınızı o doğrultuda atın.

B.Kendinizi belirli bir alanla sınırlamayın: Sahip olduğunuz yetenek ve tecrübelerinizi zannettiğinizden daha fazla alanda kullanabilirsiniz. Bu alanları araştırın, başvuru yelpazenizi genişletin.

C.CV’niz vitrindir, onu ilgi çekici hale getirin: Farklı CV örneklerini inceleyerek sizi en iyi yansıtanı tercih edin. Başvuracağınız firmaların politikasına göre farklı CV’ler hazırlamakta fayda var. Resmiyete önem veren firmalar için siz de resmi bir CV hazırlayın. Aynı zamanda reklamcılık ya da tasarım şirketine de başvuru yapacaksanız burası içinse yaratıcılığınızı ön plana çıkaracak, canlı ve renkli bir CV’niz olmalı.

D.İş arama platformunuzu geniş tutun: İnternetteki onlarca iş arama sitesini değerlendirin. Buralara CV bırakın, yeni ve güncellenen ilanları düzenli olarak takip edin. Çalışmayı çok istediğiniz ve pozisyon için biçilmiş kaftan olduğunuzu düşündüğünüz firmaların insan kaynakları birimine randevu alarak doğrudan ulaşabilirsiniz.

E.Başvurduğunuz firmaları titizlikle seçin: Kriterlerinize ve tecrübelerinize uygun firmalara başvuruda bulunun. Size uygun olmadığını düşündüğünüz firmalara CV göndermek vakit kaybıdır. Kabul edilseniz bile istemediğiniz bir işte çalışmak sonrasında büyük sorunlara yol açabilir.

F.Kendinizi sürekli geliştirin: Bir – iki ay iş bulamadınız diyelim. Hemen umutsuzluğa kapılmayın ve bu süreyi kendinizi geliştirip CV’nizi zenginleştirmek için bir fırsat olarak görün. Alanınızla ilgili kurs, seminer ve konferanslara katılın, kitaplar okuyun. Daha sonra bu tecrübelerinizi CV’nize ekleyerek firmalara bir daha gönderin. İnternet sitelerindeki CV’lerinizi de bu yönde güncelleyin.

G.Özgüven sahibi olun: İş görüşmesinde içinize kapalı, utangaç ve isteksiz bir görüntü sergilemeyin. Bu işi gerçekten istediğinizi ve tecrübelerinize güvendiğinizi belli eden bir tavır takının. İşin detaylarıyla ilgili sorular sorun. Olumlu yönlerinizi vurgulayın. O işi sahiplenin.

H.Geri dönüşüm isteyin: Görüşme yaptığınız firmadan “biz size döneriz” şeklinde bir cevap aldıysanız yetkililerden kabul edilmediğiniz takdirde de sizi aramalarını ve bunun nedenlerini bildirmelerini isteyin. Bu, sonraki başvurularınızda nelere dikkat etmeniz gerektiği ve eksiklerinizin neler olduğunu görme konusunda size yardımcı olur.

I.Pes etmeyin: Bugünün başarılı iş sahipleri ilk işlerine girmek, ilk başarılarını elde etmek için hiç de kolay yollardan geçmediler. İş bulma sürecinin kolay bir süreç olmadığını, aylar sürebileceğini bilin. Sabırlı olun.

Kariyer Gelişim Planlaması Nasıl Oluşturulur?

Bir şirket sahibi olarak yeni teknolojilere ve pazarlama çözümlerine yatırım yapmak kadar çalışanlarınızın kariyerlerine de yatırım yapmalısınız; çünkü şirketiniz büyüdükçe çalışanlarınızın yetkinlikleri de aynı oranda gelişim göstermelidir. Böylece dönüşüme uyum sağlayabilir ve aynı hızda büyümeye devam edebilirsiniz.

Özellikle de teknolojik dönüşümün göz açıp kapayıncaya kadar hızlı ilerlediği bu günlerde çalışanlarınızın kariyer gelişimi süreci için destek sağlamak, hem şirketiniz hem de çalışanlarınızın bireysel kariyerleri için oldukça kritiktir. Bu yüzden şimdi harekete geçme zamanı! Çalışanlarınızın kariyer gelişim planlaması hazırlıklarına başlamak gerekiyor.

Kariyer gelişim planı hazırlıkları başlasın!

Kariyer planlamasını, çalışanlarınızın kariyer hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak ve uzun planlı bir şirket yatırımı olarak düşünebilirsiniz. Hem şirketinizin hem de çalışanlarınızın kazanacağı bir kariyer planlaması ile çalışanlarınızın mutluluk ve tutku ile çalışmasını sağlayabilir, markanızın rekabetçi pazarda daha ön sıralara yer almasını sağlayabilirsiniz.

Yapılan araştırmalara göre bugün, çalışanların yalnızca %20’sinin işini sevmesi ve tutku ile çalışmasında yanlış kariyer planlamasının payının oldukça yüksek olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Work Istitute’in yaptığı araştırmaya göre çalışanların işlerini bırakmalarının en popüler nedenleri arasında kariyer gelişimi eksikliği bulunuyor.

Peki, tutkulu ve gelişime açık bir ekip olabilmek için nasıl hazırlanmak ve kariyer gelişim planını nasıl yapmak gerekiyor? Gelin, detayları adım adım birlikte inceleyelim.

1. Kariyer gelişim planı için hazır olduğunu düşündüğünüz çalışanları belirleyin

Kariyer gelişim planı için harekete geçerken ilk adımınızı hazır olduğunu düşündüğünüz çalışanları belirleyerek atabilirsiniz. Bu çalışanları belirlerken şirketinize olan katkılarını, yeniliklere olan tutkularını ve sahip oldukları potansiyeli değerlendirebilirsiniz. Bu konuyla ilgili destek almak için ise bölüm yöneticilerinizden destek alabilirsiniz.

Her çalışan için bir kariyer gelişim planı hazırlamak mümkün olmayabilir; böyle durumlarda diğer çalışanlarınızı unutmayın! Onlar için de performans iyileştirme planı hazırlayabilirsiniz.

2. Çalışanlarınız ile bir araya gelin ve beklentilerini değerlendirin

Kişiselleştirilmiş kariyer planlaması için hazır olan çalışanlarınızın listesini belirledikten sonra, onları süreçle ilgili bilgilendirmek isteyeceksiniz. Bu konuyla ilgili çalışanlarınıza bir e-posta gönderebilir veya çalışan gelişim planlarınıza yönelik düşüncelerinizi anlatacağınız kısa bir toplantı düzenleyebilirsiniz.

Bu toplantıya tüm detayları gözden geçireceğiniz ve değerlendireceğiniz bir toplantı gözüyle bakmayın. Düşüncelerinizi çalışanınız ile paylaşın. Kariyer gelişim planlaması üzerine düşünmesi ve hazırlanması için ona zaman tanıyın. Kariyer gelişim planı oluştururken çalışanınızın öngörülerinden faydalanabilirsiniz.

Örneğin, kendini bir, üç veya beş yıl sonra nerede görüyor? Şu an için hayalindeki görev ve çalışma alanı nedir? Kariyerine katkı sağlayabileceğini düşündüğü bir kurs veya eğitim programı bulunuyor mu?

Eğer çalışanınızın böyle bir planı ya da düşüncesi yoksa bir sonraki görüşmeniz için bu konularla ilgili araştırma yapacak ve neye ne kadar ilgi gösterdiğini sizinle paylaşacaktır. Aksi takdirde düşüncelerini sizinle paylaşacaktır. Siz de bu sayede şirket stratejinizde çalışanınızı nasıl konumlandırabileceğiniz üzerinde daha somut bilgiler ile kariyer gelişim planı üzerine düşünebilirsiniz.

3. Planlarınızı çalışan bazında değerlendirin

Kariyer gelişim planı hazırlarken dikkat edilmesi gereken en önemli konu, planlamanızın kişi bazında oluşturulmasıdır, yani kişiselleştirilmesidir. Hangi çalışan için neyin iyi olabileceğini değerlendireceğiniz bu aşamada, çalışanınızın mevcut pozisyonu, deneyim seviyesi ve beklentilerini gözden geçirin.

Bu sayede, katılabilecekleri seminerlerden kurslara, üzerinde çalışabilecekleri yeni projelerden alabilecekleri sertifikalara kadar birçok konuda yatırım yapabileceğiniz alanı belirleyebilirsiniz.

Farklı geçmişlere, yeteneklere ve kariyer beklentileri sahip insanlar için aynı gelişim planı işe yaramayacaktır. Bu sebeple kariyer gelişim yönünü kişisel olarak değerlendirmeye önem gösterin.

4. Esnek olamaya hazır olun

Kariyer gelişimi için planlamanız dışında beklentileri olan çalışanlarınız olabilir. Bu çalışanların şirketiniz için halen bir potansiyele sahip olduğunu unutmayın. Kariyerini farklı bir alanda devam ettirmek isteyen çalışanlarınız için şirket stratejinizde ufak değişiklikler yapabilir, kendilerini geliştirmeleri için bir fırsat verebilirsiniz. Bu noktada önemli olan çalışanlarınızla bir araya getirebileceğiniz değerleri belirlemek ve bir araya getirmektir.

5. Uygulanabilir bir plan oluşturun ve süreci gözlemleyin

Çalışanlarınız ile ortak bir kariyer gelişim planı oluşturduktan sonra artık harekete geçebilir ve gelişim için ilk adımı atabilirsiniz. Ayrıca bu süreci hem şirketiniz hem de çalışanınız için daha verimli kılmak için IBM Connections ve benzeri araçlar ile bir üst seviyeye taşıyabilir, daha etkili ve sosyal bir şirket içi etkileşim platformu kurgulayabilirsiniz. Böylece çalışanlarınızı daha yakından takip edebilir, gelişim süreçlerini takip edebilir ve daha verimli kariyer stratejileri üzerine çalışabilirsiniz.

Doğru tasarım ile oluşturduğunuz çalışan etkileşimi ile çalışma verimliliği ve iş performansı konularını belirleyerek sosyal ve gerçek zamanlı çözümler dahi oluşturabilirsiniz. Bu sayede çalışan motivasyonu ve heyecanı eksikliği yaşanmayan bir şirket haline gelebilirsiniz.

Üniversite öğrencilerine mezun olduklarında daha kolay iş bulabilmeleri için öneriler

Bin bir çaba ile çok istediğin veya istemeyerek seçmek zorunda kaldığın bölüme/üniversiteye bir şekilde girdin. Hayırlı uğurlu olsun!  

Özellikle yaşadığın şehrin dışında bir şehirde isen aileden bağımsız ve çok daha özgürsün! Belki de hayatının en güzel, en eğlenceli ve ennn keyifli günlerini yaşayacağını düşünüyor ve mutluluktan uçuyorsun. Ne mutlu sana! ?

Üniversite dönemi boyunca yedin, içtin bol bol partiledin! Veya sadece derslere girip, sınavlara çalışarak not ortalamam yüksek olsun da başka bir şey istemem dedin ve deli gibi çalıştın. Zorunlu değil diye staj yapmadın, veya yaptın ama hiçbir farkındalık kazanamadın, hiçbir kulübün etkinliğinde aktif rol oynamadın, çevre edinmedin vs. vs. İlk yıl ikinci yıl derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadın! Nasıl bitecek bu üniversite diye kara kara düşünürken geldin zurnanın zırt dediği yere! Yani mezuniyete… Mezun olacaksın çok az zaman kalmış. Hangi alanda çalışacağım? Yaptığım işi sevecek miyim? Ne kadar kazanacağım? İş bulabilecek miyim? Mülakatlarda ne yapacağım? Nasıl bir özgeçmiş hazırlamam gerekiyor? vb. sorular ile kafan karma karışık halde!

İşte mezun olduğunda tüm bunları yaşamaman için bu yazıyı dikkatle okuyup önerileri uygulamaya çalışmanı içinde şiddet olmayan bir şiddetle tavsiye ediyorum.

Üniversite seminerlerimde karşılaştığım çok önemli bir konu var. Genelde ‘’eyvah okul bitiyor şimdi ne yapacağım’’ diye dank ettiği nokta okulun son senesi oluyor. Bu hataya düşmemek ve mezun olduktan sonra çok daha kısa sürede istediğin işe kavuşman için önerilerimi paylaşmak istiyorum.

Umarım bu yazıyı okuduğunda mezun veya mezun olmak üzere değil de henüz okulunun ilk yıllarında olursun. Tabi hiçbir zaman hiçbir şey için geç değil ama ne kadar erken farkındalık kazanırsak ve hedeflerimize ulaşabilmek için minikte olsa atacağımız adımları ne kadar erken atarsak o kadar iyi! Yani mezun olmuşsan bunların hiçbirini yapmadım diye karalar bağlama. İstediğin işi bulman imkânsız değil ama işinin oldukça zor olduğunu söylemek zorundayım. Yeni mezunların iş arama süreci ile ilgili bir yazımı blogumun iş arayanlar kısmında bulabilirsin.

İlk 1-2 yıl içerisinde hangi alan veya pozisyonda uzmanlaşmak istediğini belirlemen en önemli hedefin olmalı. Bunu belirledikten sonra derslerini, stajlarını ve projelerini bu alanı destekleyecek şekilde seçersen mezun olduğunda çok ama çok faydası olacak ve rakiplerinden birkaç adım önde olmanı sağlayacak.  Seçtiğin pozisyona odaklı konferanslar ve seminerlere katılman ve staj, proje, ders seçimini de bu alana odaklı yapman özgeçmişinde bir bütünlük sağlayacak. Değerlendiriciler özgeçmişini incelendiğinde ‘’ evet bu kişi ne istediğini biliyor, kendine hedefler koymuş ve hedef odaklı olarak okulunu bitirmiş’’ diye düşünecekler ve mülakat daveti alman çok daha kolay olacak. Bu arada alan seçme konusunda detaylı yazımın linkini yazının sonunda bulabilirsin.

Sadece not ortalaması ve derece almak için deliler gibi çalışmanın iş bulmana önemli bir katkısı olmayacağını altını çizerek belirtmek istiyorum. Katkısı tabii ki olur ama tek başına yeterli değil.

En temel ve önemli konu alan seçme ve tüm eğitim hayatın boyunca bu alana odaklı seçimler yapman olacak. Bunların dışında aşağıdaki konularda özgeçmişine yazacağın çalışmaların olması da iş arama sürecinde elini güçlendireceğinden emin olabilirsin.

Çünkü işveren ve insan kaynakları çalışanlarının yeni mezunlarda en çok değerlendirmeye aldığı şeyler; Kişi ne istediğini biliyor mu? Eğitim hayatı boyunca hedefine ulaşmak için nasıl adımlar atmış? Hangi özelliklerinin bu işe uygun olduğunun farkında mı? gibi konular üzerinde yoğunlaşıyor.

Bunların dışında;

  • Erasmus – Work&Travel programlarına mutlaka katılmalısın
  • Kulüpler ve etkinliklerde sadece katılımcı olarak değil organizasyonlarda aktif rol almalısın
  • Zorunlu olmasa bile mutlaka staj veya gönüllü çalışmalar yapmalısın
  • Tüm bunları yaparken tanıştığın kişiler ile sağlam bir bağ kurup akılda kalmalısın ve iletişimi mezun olana kadar koparmamalısın
  • Yabancı dilini mümkün olduğunca çok geliştirmelisin
  • Hedeflediğin alanlar ile ilgili seminerler ve eğitimlere katılmalısın.

Öneriler bunlar okul devam ederken tüm bunları yapmak kolay değil biliyorum. Ama imkansız da değil…

Hedeflediğiniz işte başarılı ve topluma yararlı bireyler olmanız dileğiyle…

Yeni mezunlar için iş arama önerileri

İş Kurmak için Dükkan Açma Kredisi Nasıl Çekilir ?

Türk milleti olarak ticarete her zaman ilgimiz olmuştur. Kendi işimizin patronu olmak, kendi yarattığımız dünyanın patronu olmak hemen hepimizin derinlerde bir yerde hayali olarak her zaman yerini almaktadır. Özel sektör çalışanları olsun, 657’ye tabii devlet memurları olsun kendi işimin patronu olma düşüncesine zaman zaman kapılmaktadır.

Elbette kendi işinin imparatoru olmak, kendi kendini yönetmek insanın doğasına daha uygun iş modelidir bizce. İnsan emirler, direktifler altında iş hayatını sürdürmek yerine iş hayatının merkezinde birebir tüm sorumluluğu alarak bulunmak istemesini gayet mantıklı olarak karşılayıp anlamak gerekir.

Bu düşüncede olupda artık harekete geçen insanların sayısı oldukça artış göstermektedir. Bunun artış gösterdiğinin göstergesi olarak biz Parlak Fikirler ekibi ile iletişime geçen, yeni iş kurma peşine düşen kişilerin iletişime geçmesinden anlamaktayız. Bu da geleceğin ticari hayatı için ve ülkemizin ekonomik anlamda ilerleyen yıllarda güzel gelişmelerin gerçekleşeceğinin belirtileri olarak anlasak yanılmış olmayız.

Bu kesimin yanında bir de kendi işletmelerini kurup artık kabuklarına sığmadıklarını hissetmelerinin de etkisiyle işlerini büyütme hayaline kapılan kesim mevcuttur. Bu kesim de işletmesinin çapını büyütmek için kredi arayışına girmektedir.

Kredi çekebilmek için en önemli sağlamanız gereken şart yani kredi alacağınız banka tarafından dikkat edilecek husus, önceden banka ile ilişkilerinizdeki ödeme geçmişleriniz ve önceki kredi kullanımlarındaki ödeme sadakatiniz ve istikrarınızdır. Bu hususlardan kendiniz için problem olmayacağını düşünüyorsanız bankalardan çok rahat kredi kullanabilirsiniz. İş kurma kredisi için sürekli çalıştığınız bankalara başvurmak sizin için daha rahat kredi alabilmek anlamına gelebilir.

Eğer ilk kez iş kuracaksanız

Bankalar bu durumda sizin önceki bireysel banka hareketlerinize bakacaktır. Kredi çekebilmek için şahsi banka geçmişiniz önemlidir. Daha sonra sizden belli belgeleri düzenlemenizi isteyecektir. Sicilinizin de kredi çekmek için bankanın dikkat edeceği bir husustur. Bu sicil adli sicil değil, bankalarla olan işlemlerinizde ki ödeme tarihlerinize uyup uymamanızla belirlenen sicilinizdir. Eğer ki ödeme tarihlerine uyan bir banka müşterisiyseniz bankanızın size kredi vermemesi neredeyse imkansızdır. Banka için en önemli husus budur.

Yeni iş kurmak için kredi veren bankaların listesi de epeyce uzundur. Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, TEB, Garanti Bankası, Odeabank, Anadolu Bank, Yapı Kredi Bankası, QNB Finansbak, İş Bankası, Denizbank bu bankaların başını çekmektedir.

Çeşitli bankalar dönem dönem oldukça uygun kampanyalar düzenleyerek yeni iş hayatına girecek yeni patronlara kredi vermektedir. Katılım bankaları da oldukça uyguna hatta 0 faizle kredi veren bankalar arasındadır. Ancak bankaların faiz oranlarından sonra, size yansıtacakları diğer masraflara da dikkat etmenizi öneririz. Çünkü bankalar faiz oranını düşürüp dosya masrafı adı altında ve diğer masraflardan size yüklü ödemeler yansıtabilir. Bu sebeplerden ötürü bankaların size teklif ettikleri faiz oranının yanında bu bahsettiğimiz masraflar ve ödemelerin tutarını da öğrenip buna göre krediyi kullanmanızı öneriyoruz.

İlk kez iş kuracakların bireysel hesap geçmişlerindeki tutarların düşük olması sebebiyle bankalar kredi vermekten kaçınabilir. Bu durumda size önereceğimiz en çözüm odaklı yol şudur :

EVİNİZİ yada ARABANIZI İPOTEK ETMEK !

Üzerinize kayıtlı arabanızı yada evinizi bankaya ipotek olarak gösteren kredi talep eden müşteri bankaların en çok sevdiği müşteridir. Bu şekilde bankalardan çok hızlı ve kolay bir şekilde nakit ihtiyacınızı en çabuk şekilde halledebilirsiniz. Bankanız sizden bunun için taşınmazınızın tapusunu ya da taşınır malınızın ruhsatını talep eder ve borcunuz bitene kadar banka malınıza ipotek koyar. Bu şekilde banka da kendini ve size verdiği bedeli teminat altına almış olur. Ancak yine de buna rağmen sabit ve düzenli yani arızi nitelik arz eden gelirinizin olduğunu kanıtlamalısınız. Aksi halde tek başına ipotek ile bu nakdi size vermeleri mümkün olmayacaktır.

Ancak uyarmak isteriz ki banka, borcunuzu ödeyemediğiniz zaman direkt olarak ipotek olarak gösterdiğiniz malınızı satışa çıkartıp bu satıştan elde edilen paradan kredi borcunuzu alıp eğer varsa kalan tutarı da size verir. Evinizi ya da arabanızı ipotek ettirirken böyle bir durumun da yaşanabileceğini göz önünde mutlaka bulundurmalısınız.

İşinizi büyütmek için Kredi Çekecekseniz

İşletmenizdeki ekipmanları bankaya teminat olarak gösterebilirsiniz. Banka bu ekipmanlara kendi eksperlerince bir değer biçer ve bunların değerine göre size vereceği kredi miktarını belirler.

Ödeme planınızı ve iş planınızı hazırlayın. Bankalar sizden kredinizi nasıl ödeyeceğinizi ve iş hayatınızın gelecek planlarını, yatırım hedeflerinizi göstermenizi isteyecektir. Bankadaki kredi verecek olan görevliyi ikna edici, sade ve net bir şekilde anlatan bir plan mutlaka kredi almanızda etkili olacak olan hususlardandır. İş planınız sağlam olursa banka da size aynı KOSGEB gibi nakit vermeye daha yatkın olacaktır. Bunun için profesyonel destek de alabilirsiniz. Ğcret karşılığı size özel iş planı hazırlayan yerler bulunmaktadır.

İş kurmak için nasıl sermaye bulabileceğinizi diğer yazılarımızda sizlerle paylaşacağız. Parlak Fikirler ekibi olarak siz girişimcilere ve işini büyütmek isteyen gözü yükseklerde patronlara yardımcı olmak için, etkili ve sonuç odaklı ipucu veren yazılarımıza devam edeceğiz.

İş Görüşmesinde Giyim Tarzı ve Kıyafet Seçimi

İş görüşmelerinde ilk izlenimin önemi yadsınamaz… Profesyonel geçmişiniz, eğitiminiz, sahip olduğunuz özellikler kadar nasıl göründüğünüz de iş görüşmeleri için önem taşır. Bu yazıda iş görüşmelerine giderken ne giymeniz ne giymemeniz ile ilgili ipuçlarını bulacaksınız

Genel anlamda iş görüşmeleri için giyinmek, hangi sektör ya da hangi iş kolunda olursa olsun ayrı bir özen ister… Her sektör ya da iş grubu için aynı tarzda giyinmek gibi bir prototip bulunmamakla birlikte gösterdiğiniz özen sizin etiketiniz olacağından bazı kurallara dikkat etmekte yarar var. Genelde iş görüşmelerine giderken klasik çizgilerde hazırlanmış takımlar tercih edilir. Bu son derece doğru bir yaklaşım olacaktır.

Elbette günlük hayatta her bir bireyin bir diğerinden farklı tarzı varken söz konusu iş görüşmesi olunca böylesi bir prototip içinde algılanmak sıkıcıdır. Burada yapmanız gereken çok abartmadan tarzınızı klasik ile birleştirmek olmalıdır. Günlük hayatta son derece renkli giyinmeyi tercih ediyor olabilirsiniz. Ancak rengarenk takımlarla iş görüşmesine gitmek sizin ciddiyetsiz olarak algılanmanıza sebebiyet verir. Bu noktada düz ve klasik renklerde (siyah, lacivert, gri… gibi) takımları tarzınızı yansıtan renklerde aksesuarlarla hareketlendirmek olacak. Erkekler için kravat ve mendil; bayanlarda ise fular, takı, ayakkabı ve çanta bu aşamada renklendirilebilecek aksesuarlardandır. Seçim yaparken internete özel indirimli fiyatlara göz atın.

İş görüşmesine kot pantolon ile gitmeyin! Müracaat ettiğiniz iş, yaratıcı bir ekip çalışmasını gerektiren daha özgür ya da serbest giyime müsaade eden bir şirket dahi olsa iş görüşmesine giderken kot pantolon tercih etmemelisiniz. Rahat tarzınızı yansıtmak istiyorsanız “smart casual” bir giyim tarzı benimseyebilirsiniz. Bunun için kot yerine kumaş pantolonlar tercih etmeli ancak kesimi ve tarzı ile bu rahatlığı vurgular stilde giyinmelisiniz. Bayanlar ise bu tarz yaratıcılık isteyen görevler için müracaat ettiklerinde daha tarzlarını yansıtan elbise, etekler, bluzları tercih edebilirler.

Spor ayakkabılar vazgeçilmeziniz olsa bile iş görüşmesine spor ayakkabı ile gitmemelisiniz. Az sonra koşuya çıkacakmış gibi bir imajı sergilemeyi kim ister ki? Bunun yerine erkek adaylar için deri loafer ayakkabılar iyi bir seçim olacaktır. Parmak Arası Terlik mi Sakın Ha! Yaz aylarının gelmesi ile hanımların büyük bir çoğunluğu ayaklarını parmak arası seçeneklerle hafifletiyor. Bu seçim, günlük hayatın bir parçası olarak son derece rahatlatıcı olsa da söz konusu iş görüşmesi olunca ciddi sıkıntı yaratabilir. Bunun yerine çok yüksek olmayan ve fazlaca açık olmayan ayakkabılar tercih edilmelidir.

Ceket Seçimine Dikkat! Spor bir tarzınız olabilir, bu tarzı en iyi yansıtmanın yolu blazer bir ceket ya da spor kesimli bir ceket ile sağlanabilir.

Aşırı makyaj yapmayın! Sonuçta bir davete değil iş görüşmesine gidiyorsunuz. Aşırı ve abartılı bir makyaj sizi güzel göstermekten ziyade size yanlış bir imaj yüklemesi yapacaktır. Ne kadar sade o kadar iyi anlayışını benimseyerek sadece yüz hatlarınızı belirginleştirmeye yönelik hafif bir makyaj yapmalı, farklı ve iddialı renklerden uzak durmalısınız.

Hem bayanlar hem de erkekler için iş görüşmesinde aksesuar seçimi önemlidir. İş görüşmelerinde saat tercih edilmesi, sizin zaman yönetimine verdiğiniz önemi ve zamanın önemine vakıf olduğunuzu ifade eder. Takı seçimi söz konusu olduğunda aşırıya kaçmamak ve sadeliği korumak ilk kuraldır. Bu nokrada bir çift inci küpe, inci bir kolye tercih edilebilir. Hem sade hem iddiasız ama gösterilen özenin sembolü olarak inci iş görüşmesi için uygun bir takıdır.

Kişisel bakım hem bayan hem de erkek adaylar için iş görüşmesi öncesi olmazsa olmazlardandır. Erkeklerin saç ve sakal tıraşlarının yapılmış olması bayanların ise saçlarının bakımlı, temiz ve fönlü olması gerekir. İstenmeyen kokulara karşı gerekli önlemleri de almak gerekir, ter, ağız kokusu bir iş görüşmesinin seyrini son derece kötü etkileyecek iki unsurdur. Bu arada parfüm ve deodorant kullanımında da aşırıya kaçmamaya özen gösterilmelidir.

Yeni mezun, iş hayatına yeni başlayan kişiler için iş görüşmesine giderken giyinmek daha önce iş deneyimi olmuş kişilere göre oranla daha zordur. Önceden iş deneyimine sahip kişiler yukarıda anlattığım kriterlere uygun kıyafetlere hali hazırda sahipken, iş hayatına yeni başlayacak kişilerin bu donanımı kurmaları bir hayli masraflı olabilir.

İş Yeri Açmak İçin Nasıl Kredi Alınır ?

İş yeri açmak için krediler

İş yeri açmak için elinde yeterli sermayesi olsa bile, girişimciler kredi kullanmayı seçebilmektedir. Aklındaki iş fikirlerini maddi yetersizlikler nedeniyle hayata geçiremeyen kişilerin de tercih sebebi kredi kullanmaktan yanadır.

İş yeri açmak için; Bankaların sunduğu Kobi kredilerini, Kosgeb destekli 100.000 TL üst limitli faizsiz krediyi ya da bankaların bireysel iş yeri kredilerini tercih edebilirsiniz.

İş yeri açmak için; öncelikle yapacağınız işin sektörüne, özelliklerine ve iş planınıza karar vermelisiniz. Çünkü bankaların avantajları bu kriterlere göre değişebilmektedir. Açacağınız iş yerinin, size aylık ortalama ne kadar gelir getireceğini hesaplayarak, kredi için ödeyebileceğiniz aylık taksitleri belirleyebilirsiniz.

Bankalar iş yeri ve kobi kredilerini bizzat şubeye başvuru ile kabul edip, değerlendirmektedirler. Bu sebeple bir çok bankanın size sunduğu teklifi değerlendirip müşteri temsilcileri ile detayları konuşup iş yeri kredinize karar verebilirsiniz.

Vakıfbank bireysel iş yeri kredileri

Vakıfbank iş yeri açmak için kredi veren bankalar arasındadır. Büro, iş yeri, dükkan, mağaza ve muayenehane  açmak için bu krediye başvurabilirsiniz. Alacağınız kredinin limiti, ipotek ettirdiğiniz taşınmazın eksper değerinin %75’i kadar olacaktır. Çeşitli vadeler ile bu paketi kullanabilirsiniz. Krediyi çeken kişiye bu pakette hayat sigortası yapılır.

Halk bank iş yeri kredisi

İş yerinin ekspertiz değerinin %50’si kadar kredi çekebilirsiniz. En fazla 120 aya kadar vade yapabilirsiniz. 120 ay vadeli İş kredisinde aylık faiz oranı %1,29’dur.

Finansbank iş yeri kredisi

Finansbank da iş yeri açmak için kredi veren bankalardan biridir. İş yeri eksper değerinin %75’ine kadar kredi kullanabilirsiniz. 120 ay vade ile iş yeri satın almak isteyen tüm işletmeler yararlanabilir.

Garanti bankası iş yeri mortgage kredisi

Sahip olduğunuz iş yerini yetiştirmek ya da yeni bir iş yeri satın almak için 96 ay vadeye kadar bu krediye sahip olabilirsiniz. Teminat olarak satın alınan iş yerine ipotek tesis edilir. Bahsetmiş olduğumuz bankalar haricinde bir çok banka da iş yeri açmak için kredi paketleri sunmaktadırlar.

İŞ KURMAK